Ergenlikte Cinsellik


Ergenlik döneminde çocuk, cinselliğinin farkına vararak vücuduyla çok fazla ilgilenir ve değilse cinsellik daha fazla ilgisini çeker.
Ergenlikle birlikte çocuğun yaşamında cinsel gelişim de gözlenir. Pek çok anne ve baba bu süreçte ne yapacağını, nasıl davranacağını, nasıl konuşması gerektiğini bilememektedir. Bu dönemde anne ve babaların bazı yanlış yaklaşımları çocukların yetişkinlikte bir takım sorunlarla karşılaşmasına neden olmaktadır. Bu dönemde anne ve babanın doğru tutum ve davranış sergilemesi çok önemlidir.

Bedendeki değişim ve sonuçta fizyolojik olarak haz duygusunun oluşması ergenin öncelikle kendisini keşfetmesi sonucunu doğurur. Cinsel düşünceler oluşmasıyla ilk mastürbasyon yaşanır ve erişkinlerdekine benzer cinsel fanteziler oluşturulur

Ergenlik döneminde cinsellik biyolojik açıdan bakıldığında mümkün görünür. Fakat cinsel ilişki için sadece biyolojik yeterlilik değil, ruhsal ve sosyal açıdan da yeterlilik gerekir. İlk cinsel tecrübe yaşanmadan önce bireyin kendi cinselliği anlaması ve tanıması gerekir. Bunun yanı sıra bu ilişkinin toplumsal ve bireysel sonuçları değerlendirilmelidir.. Olgunlaşmamış bir ergen için sağlıksız bir cinsel ilişki ciddi sorunların başlangıcı olabilir..

O yaşlarda kişi her şeyi bildiğini, anlayabildiğini ve görebildiğini zanneder oysaki vahşi toplumsal yaşantının içindeki tehlikeleri bilmemektedir. Ailesinin gözetimi ve kontrolü altından çıkarsa Afrika ormanlarında sürüsünden ayrılmış yavru ceylan gibi bir süre sonra aslanlara yem olacağı kaçınılmazdır.
Buluğ çağındaki kız veya erkek olmak çok fark etmez, erkeklerde kızlar kadar tehdit altındadırlar, hatta erkekler belki biraz daha fazla, çünkü erkek oldum diye düşünerek daha rahat hareket edebilir veya aileleri onları kız çocuklarına göre daha serbest bırakabilirler.

Ergenlik hormonsal dengelerin değişimi ile birlikte meydana gelen; çocukluk çağı ile yetişkinlik çağı arasındaki geçiş dönemidir. Bu süreçte bireyler çocuksu davranışlarını terk eder ve erişkin rolüne bürünmeye başlar.
Ergenlik yaşı ırk, genetik, sosyoekonomik ve kültürel şartlar gibi birçok etkene göre değişiklik göstermekle birlikte 12-20 yaş arası olarak kabul edilir. bu dönem ülkemizde kızlarda 10-12 yaşları arasında erkeklerde 12-14 yaşları arasında başlar.
Toplumsal etkiler ve fiziksel değişimlerdeki farklılıklar sebebi ile kız ve erkek çocukları ergenlik döneminde farklı şeyler yaşarlar, fakat bu süreç her iki cinsin de en savunmasız ve zayıf olduğu süreçtir.

Cinsellik, bireyin karşı cinsle yakınlaşması ve bu yakınlaşmanın sonucu olarak bedensel ve duygusal anlamda doyuma ulaşması şeklinde tanımlanmaktadır. Cinsellik sadece fizyolojik gelişimle ilgili olmayıp duygusal ve zihinsel gelişimle de yakından ilgilidir.

Genç kızlar ve erkekler ergenlik çağını hem bedensel hem de toplumsal olarak farklı yaşarlar ve bu süreç ailesel destek sonucunda pozitif bir şekilde atlatılmalıdır.

Ergenlik döneminde birey bedensel değişimleri anlamada zorlanır; bu süreçte doğru ve sağlıklı bilgiye ulaşamaz ise sıkıntı ve hayal kırıklıkları yaşar. Fiziksel ve ruhsal değişimler onu bilmediklerini öğrenme konusunda hayli zorlar. Bu süreçte ergen gözlem yaparak bilgi edinmeye çalışır.. Bu konudaki cinsellikle ilgili her konuşmaya kulak kabartır, her yazıyı okumaya çalışır, her görüntü onun ilgisini çeker. Bilgilenme çabası içindeki ergen iletişim araçlarını kullanmaya başlar. Ergenin cinsellik ile ilgili yaşadığı en sık sorun yanlış ve çarpık bilgilenmeler ve bunun sonucunda oluşan korku, kaygı ya da tam tersi olarak kontrolsüzce gerçekleştirilen cinsel davranışlardır.

Bu evrede toplumsal kabullenilme, bir gruba ait olma kavramları gelişirken fiziksel olarak da cinsiyet hormonlarının üretimi artar ve ergende cinsel davranışlar başlar.
Bu dönemde ergende hem fiziksel hem de sosyal kimlik açısından değişler vardır ve yeni bedeniyle tanışması, kabul etmesi için uzunca bir süre ve bir sürü farklı kimlik denemesi gerekecektir.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*