Cinsel İsteksizlik


Bireysel nedenler; bireysel nedenlere çiftlerin yaşı, hormonal özellikleri, fiziksel sağlığı, cinsel işlevleri gibi pek çok faktör katkıda bulunur. Örneğin yaşlanma hormonal sistemin cinsel arzu üzerindeki normal süreçte görülen olumsuz etkisidir. Uzun yıllar sevgi dolu evliliği olan bir kadında menopoz sonrası cinsel istekte azalma şüphe götürmezdir. Kişinin psikolojik yapısı, sınırlamaları, değer yargıları, tutumlarını sayabiliriz. Örneğin bireyin düşük benlik saygısı, cinsel yakınlığı zorlaştırabilir. Cinsel isteği azaltan diğer bir duyguda anksiyetedir.

Çiftler arası ilişkisel nedenler; Birçok ilişkisel faktörün cinsel yaşantıya etkisi vardır. Bu faktörlere örnek olarak cinsel iştah farklılığı, kızgınlık, güç anlaşmazlıkları, seviye farklılıkları ve iletişim eksikliğini verebiliriz. Bazen arzu eksikliği dengesiz bir ilişkinin tanımlayıcı gücüdür.

Kuşaklararası aktarıma bağlı nedenler; çiftlerin her birinin ailevi özellikleri, dini inançları, kültür özellikleri, tutumları ve değerleri farklıdır. Örneğin baskıcı bir aile ortamında yetişme sonrasında cinsel duygu ve davranışlarda bozukluklar olabilmektedir. Cinsel bilgisizlikler, cinsel travma öyküsü, ensest ilişkiler sayılabilir.

Tedavi; cinsel arzu bozukluklarının tedavisinde öncelikle saptanmış organik nedenlerin araştırılması ve tedavisinin planlanması gerekiyor. Ardından çiftin cinsel iletişimlerinin arttırılması, cinsel isteklerini daha rahat ifade edebilmelerinin sağlanması ve cinsel yaşamlarındaki kısıtlamaları kaldırmak amaçlı bir dizi bireysel ya da eşli cinsel terapi gerekir.

Cinsel arzunun tamamen azalması ya da tamamen ortadan kalkması anlamına geliyor. Bozukluk sıklıkla normal bir cinsel yaşamı takiben erişkinlerde ortaya çıkıyor. En sık cinsel terapiye başvuru nedenlerinden biri olup; erkeklerin % 20’ sinde, kadınların % 33’ünde cinsel istek ve azlığı tanımlanmıştır. Terapideki çiftlerin %50’den fazlası yetersiz cinsel istekten şikayetçidir ve toplumda gerçekten yüksek oranda gözlenmektedir.

Organik nedenler; Erkeklerde– hormonal bir bozukluk yada testislerde fonksiyon kaybı, hiperprolaktinoma, şeker hastalığı, yüksek tansiyon ve kullanılan ilaçlar, depresyon ve antidepresif ilaçlar, D vitamini eksikliği, tiroit hormon bozuklukları, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı, aşırı şişmanlık sayılabilir. Kadında– yine erkek de olduğu gibi bazı hormon dengesizlikleri, yine erkek de olduğu gibi şeker hastalığı, depresyon ve buna bağlı kullanılan ilaçlar, psikiyatrik hastalıklar sayılabilir.




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*