Acı Hep Geride Kalana


Acı Hep Geride Kalana Şiiri

Hasretin, yarama düşmüş acı çektiriyor zamana,
Dönsen ne olur gafletten sonra, anılar hapsoldu dumana,
Güzelliğinin her karesinde sevda düşüyordu bana,
Gözlerden dökülen hüzün kederi gibi gitmiştin yana yana!
Acı bir tat bırakıyordu narin özlemlerin,
Fermanına boyun eğmişçesine baş koymuş sevdaların,
Nereden bileceksin ki içimde kopan fırtınaları,
İnsafsızlığın son infazıydı hissettiklerim!
Bağrından vurulmuş ceylanlar gibi savrulduğumda,
İçimde alkış tutan çocuk yaşlanmıştı, çünkü şanssızdım,
Yelkeni parçalanmış alabora olmuş tekneler gibi yalnızdım,
Düşlerim hüzünlendiğinde sen yoktun yanımda!
İnsanın yüreğini hançereyle ezer o pervasız nağmeler,
Yaşam sevinçle geçerken en ağır hoyratlar ninni gibi gelir,
Çaresizlik, yaşamın her anını insafsızca öğüten bir değirmen taşı mı?
Gözlerinden akan ağıt mı, yoksa kül renginde garip akan gözyaşı mı?
Yaşam, tenimizde buruk sulara dönüşüp akıp gitmesin,
Ne dost bildiklerimiz, ne de düşmanlarımız gülüp geçmesin,
Hazanın sis perdesini çekelim üzerimize,
Aşkımızın zehrinden kimse içmesin!
Aksın içimizden umutsuz nehirlerin kirlenmiş dibi,
Gitsin belalar başımızın üstünden hasreti taşıyan kuşlar gibi,
Dudaklarıma nağmeler yapıştıran son nefesini,
Bırakmamak üzere içime çekeceğim gibi!
Hayat sana zulmetse bile sakın kanma hiçbir yalana,
Sabrına kök söktürmeye kalkan sömüren talana,
Boş verip, boyun eğme canından can alana,
Gafil hasretiyle kendini vurur, acı hep geride kalana!

Önder Karaçay




Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*